+90.232 399 50 50

Migren Kadınlarda Erkeklerden Daha Sık Görülüyor

Medical Park İzmir Hastanesi Nöroloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Nurşen Borand, birçok insanın yaşam kalitesini düşüren migren hakkında bilgiler verdi. Ülkemizde 2007 yılında yapılan epidemiyolojik çalışmada yüzde 16 oranında migrenli hastanın saptandığını belirten Dr. Borand, migrenin kadınlarda erkeklerden daha sık görüldüğünü söyledi.

Migrenin, 4-72 saat arasında sürebilen, zonklayıcı, fiziksel aktivite ile artış gösteren, ışık ve/veya sesin rahatsız ettiği, bulantı veya kusmanın eşlik ettiği orta veya şiddetli olabilen tekrarlayıcı baş ağrısı olduğunu belirten Dr. Nurşen Borand, ülkemizde 2007 yılında yapılan epidemiyolojik çalışmada yüzde 16 migrenli hastanın saptandığını söyledi.

Belirtilere dikkat!

Kadınlarda erkeklere oranla 2- 3 kat daha fazla görüldüğünü belirten Dr. Borand, “Migrende genetik yatkınlık vardır. Migrenli hastaların yüzde 10-15 kadarında aura denilen 5-60 dakika arasında sürebilen geçici nörolojik belirtiler görülebilir. Sıklıkla parlak ışıklar, zig zag görme, görme alanında kayıplar tarzında görsel belirtiler görülür. Bunun dışında kol ve bacaklarda uyuşukluk, baş dönmesi gibi belirtiler de olabilmektedir. Migren baş ağrısını tetikleyen faktörler vardır. Aşırı uyku, uykusuzluk, açlık veya fazla yeme, menstrüel dönem gibi hormonal değişiklikler, keskin koku, stres, bilgisayar veya telefonun parlak ışığına aşırı maruz kalma gibi tetikleyiciler görülebilir. Ayrıca bazı yiyecekler ağrıyı tetikleyebilir. Çikolata, kafein, yapay tatlandırıcılar, monosodyum glutamat, tiramin ve nitrit içeren besinler sık görülen besin gruplarıdır Bu tetikleyiciler kişiden kişiye değişir.” dedi.

Tedavi kişiseldir

Migren tedavisinin kişiye özel olduğunu belirten Dr. Nurşen Borand, “Uygun tedavi hastanın işbirliği ile olur. Tetikleyicilerin farkında olmak ve bunlardan kaçınmak oldukça önemlidir. Yaşam tarzı değişiklikleri, sigara gibi inflamatuar ajanlardan uzak durulması sıklıkla ağrının sıklığını ve şiddetini azaltır. Migrenin ilaç tedavisi atak ve koruyucu olmak üzere iki şekilde yapılmaktadır. Ayda 3'ten fazla atağı olan veya 48 saatten uzun süren atakları olan hastalar, koruyucu tedaviye alınmaktadır. Bu tedaviler hastanın yandaş hastalıklarına veya ağrı tetikleyici etkenlerine göre çeşitlilik göstermektedir. Koruyucu tedavide hedef atak sıklığının ve şiddetinin yüzde 50'den fazla azaltılmasıdır.” dedi.

Paylaş :

  • ilk yorum yapan siz olun..

  • Yorum Yapın