+90 232 399 50 50

Midedeki Sinsi Misafir: Helikobakter Pilori

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre helikobakter pilori enfeksiyonu dünyada yüzde 50 oranında görülürken, ülkemizde yüzde 70 oranında pozitif çıkıyor. Bu bakteri, pozitif çıkan hastaların yarısında ise mide ağrısı, şişkinlik, bulantı, kusma, gastrit, ülser ve mide kanserine neden oluyor.

İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Park Hastanesi Gastroenteroloji Kliniği’nden Prof. Dr. Melih Karıncaoğlu, helikobakter pilori enfeksiyonunun mide kanserinin başlıca nedeni olarak kabul edildiğini belirterek “Helikobakter pilori enfeksiyonu, dünyanın en yaygın enfeksiyon hastalıklarından biri. Mikrobun insandan insana geçişi mümkün. Eksik hijyen koşulları, ortak çatal, kaşık, tabak kullanımı gibi nedenler bulaşmayı kolaylaştırıyor” dedi.

Gastrit, ülser ve mide kanseri hastalarının neredeyse tamamında hep aynı mikroba rastlandığını söyleyen Prof. Dr. Karıncaoğlu, “Helikobakter pilori enfeksiyonunun özelliği, mide asit salgısını arttırmakta, ayrıca midenin iç yüzeyini döşeyen mukoza tabakasına zarar veren toksinler salgılamaktadır. Bu nedenle helikobakter pilori mikrobu taşıyanların neredeyse tamamına yakınında gastrit şikâyeti de olmaktadır. Helikobakter pilorinin bulaştığı insanların yarısında midede gaz, şişkinlik, dolgunluk hissi, bulantı ve kusma gibi şikayetler görülmektedir.” diye konuştu.

Rafine ve Tütsülenmiş Gıdalara Dikkat!

Mide dokusu sağlığının tüm vücudumuzda olduğu gibi sağlıklı yaşam ve beslenme ile yakından ilişkili olduğunu belirten Karıncaoğlu, “Beklemiş, rafine edilmiş, tütsülenmiş veya koruyucu maddeler içeren gıdalar hücreleri strese sokan faktörler içerir. Taze vitaminli gıdalar ise hücre yaşamı için destek olurlar. Bekletilmek için işlenmiş koruyucu ve katkı malzemeleri (market hazır gıdaları), tuzlanmış kavrulmuş gıdalar (salamura) hatta tütsülenmiş gıdalar (odun fırını, tandır, mangal) mide kanseri riskini artırır. Bu tür gıdaların hiç tüketilmemesi gibi bir iddiada bulunmak doğru olmaz. Bunlar beslenmemizin en üst basamaklarında olmaması uygun olacaktır. Bugüne kadar yapılan araştırmalarda en sağlıklı diyet ve beslenme Akdeniz diyetidir. Daha taze gıdalar, daha az kırmızı et önerilmektedir. Sağlığımızı korumak için destek katkı maddeleri yerine, sağlıklı beslenmek doğru seçim olacaktır. Sigara ve aşırı kilolar (obezite) çoğu hastalıkta olduğu gibi mide kanseri için de risk faktörüdür.” dedi.

Prof. Dr. Karıncaoğlu sözlerine şöyle devam etti: “Mide kanserinden şüphe edildiği takdirde tanı için altın standart endoskopik incelemedir. Ailesinde kanser öyküsü nedeniyle risk içeren kişilerin endoskopik kontrolü, helikobakter pilori enfeksiyon tedavisi gerekirse, biyopsi alınarak doku örneklerinin incelenmesi uygun olacaktır. Genetik faktörler değiştirilemez ancak çevre ve beslenme gibi faktörlerde iyileştirme yapılabilir.”

Paylaş :

  • ilk yorum yapan siz olun..

  • Yorum Yapın