+90.232 399 50 50

Mevsim Geçişlerinde Beslenme Nasıl Olmalı?

Sonbaharın gelmesiyle birlikte, soğuyan hava, bağışıklığımızın düşmesine neden olabilir, hayat kalitemizi olumsuz etkileyebilir. Uzmanlar, vücut direncinin azaldığı bu dönemde yeterli ve dengeli beslenmenin daha çok önem kazandığını söylüyor.

Medical Park İzmir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı İrem Tuğçe Korkut, sonbahar aylarında nasıl beslenmemiz gerektiği konusunda önemli tavsiyeler verdi.

Mineral eksiliği kronik yorgunluğa neden olabilir!

Vitamin ve minerallerin metabolizmanın düzenli işleyişini sağlayan yapı taşları olduğunu belirten Korkut, “Özellikle D ve B12 vitaminleri toplumda en çok eksikliği görülen vitaminlerdir. Bu vitaminlerin vücutta eksikliği, kronik yorgunluklara, hafıza güçlüklerine ve bağışıklığın düşmesine sebep olur. Eksikliğinde bu vitaminleri destek olarak almamız gerekir. Ayrıca C vitamini en güçlü antioksidan vitaminlerden biridir. Mevsim geçişlerinde bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için, yeşilbiber, kırmızı kapya biber, maydanoz, greyfurt, limon ve nar tüketerek, C vitamini alımını artırmalıyız. Gerektiğinde güvenilir bir markanın gıda takviyesi kapsül ester-C vitamini formunda alınabilir. Vitaminlerin yanı sıra, çinko, magnezyum ve selenyum metabolizmanın sağlıklı olması için gerekli önemli minerallerdendir. Mevsim geçişlerinde eksikliği olabilecek bu mineralleri yerine koymak için, kavrulmamış yağlı tohumlardan; ceviz, badem, fındık yeteri kadar tüketilmelidir. Ek olarak, besin desteklerinden balık yağı olarak bilinen omega-3, vücutta enerji üretmek için gereklidir. Takviye olarak alınması bağışıklığı güçlendirir.” dedi.

Lifli gıdalar kabızlık sorununu çözüyor

Sindirim sistemi sağlığımız için lifli gıda tüketimine dikkat çeken Korkut, “Lif, besinlerin içinde bulunan, sindiremediğimiz bir kısımdır. Lif, barsak hareketlerini hızlandırır ve mevsim geçişlerinde yaşanan kabızlık sorununu çözer. Günlük lif ihtiyacı yaklaşık olarak 25-35 gr'dır. Sebzeler, az şekerli meyveler, kuru baklagiller iyi bir lif kaynağıdır. Bunun dışında mevsiminde yetişen kök sebzelerin posa kaynağı daha fazladır. Lifli gıdalardan zengin beslenerek, günlük lif ihtiyacımızı karşılamalıyız” dedi.

Ödemler için bol su içilmeli

Sonbaharda hava sıcaklığının düşmesi ile susuzluk hissinin azalabileceğini söyleyen Korkut “Ancak susuzluk hissi oluşmasa dahi su içmemize özen göstermeliyiz. Yeterli su içip içmediğimizi anlamanın en iyi yolu idrar renginizi kontrol etmektir. Eğer idrar rengi açık ise yeterli su içiyoruz demektir. Yeterli su alımı ile halsizlikler azalır, baş ağrıları oluşmaz ve kendimizi enerjik ve istekli hissederiz. Ayrıca mevsim geçişlerinde vücutta oluşabilecek dolaşım problemlerinden kaynaklı ödemden kurtulmanın yolu bol bol su içmektir.” dedi.

Akşam öğününü hafifletin

Güne enerjik ve sağlıklı bir başlangıç yapmak için sıkı bir kahvaltı yapmamız gerektiğinin altını çizen Korkut “Kahvaltıda, yumurta, mevsim yeşillikleri, zeytin ve yağlı tohumlara yer vermeliyiz. Gün sonuna doğru kalori içeriği azalan öğünlerle beslenme alışkanlığı kazanmalıyız. Akşam yemeklerinizi hafif bir öğünle geçirmek, bel çevresi yağlarını azaltır. Ayrıca daha rahat bir uyku ile enerjik ve dinç olmanızı sağlar. Örneğin öğlen proteinli bir öğün, akşam ise hafif bir sebze yemeği tüketilebilir.” dedi ve sözlerine şu şekilde devam etti. “Havanın soğumasıyla beraber, vücut ısı dengesini korumak için yağ depolamaya başlar. Yani, mevsim değişikliğiyle beraber vücut kilo almaya daha meyillidir. Bu yüzden, her gün yarım saatlik yürüyüşlerle gün içindeki adım sayınızı artırmak, kilo kontrolü sağlar ve yaşam kalitenizi artırır.”

Paylaş :

  • ilk yorum yapan siz olun..

  • Yorum Yapın