+90 232 399 50 50

Ağrılar Yaşam Kalitenizi Düşürmesin - Prof. Dr. Ahmet Ekin

Kıkırdak Dokusunun Zarar Görmesi Ağrı ve Hareket Kısıtlılığına Neden Oluyor

Aktif yaşamın olmazsa olmaz en önemli vücut bölümü olarak tanımlanabilecek eklemlerimizin hareketini sağlayan kıkırdak dokusunun zarar görmesi, geri dönüşümü olmayan sağlık problemlerine neden olabilir. İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Park Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği’nden Prof. Dr. Ahmet Ekin, kıkırdak sağlığının korunması ve oluşabilecek sorunların en hızlı ve doğru biçimde tedavisi için neler yapılması gerektiği konusunda önemli bilgiler verdi.


Kıkırdak dokusunun vücudumuzdaki sayısının 200’den fazla olduğunu söyleyen Ekin: “Kıkırdak dokusu hareket etmemizi sağlayan en önemli oluşum olarak tanımlanabilecek eklemlerimizin iç yüzeyini kaplayan dokudur. Esnek, kırılgan, kaygan bir dokudur ve kayganlığını sağlayan yapısal özelliklerin yanında en önemli oluşum eklem sıvısıdır. Eklem sıvısı her eklemde mevcut olan ve en büyük eklemlerde bile 2-3 CC’yi geçmeyen miktarlarda bulunan koyu kıvamlı bir sıvıdır. Eklem zarı tarafından salgılanır, azalması ve çoğalması beraberinde birçok soruna neden olur.” dedi.

Vücut Ağırlığı Olumsuz Etkiliyor

Genç yaşlarda belli bir kalınlığa sahip olan kıkırdak dokusunun yaş ile beraber incelip aynı zamanda yapısal özelliklerini kaybetmeye başladığını söyleyen Ekin: “Bu sorunun daha az ve geç yaşlara uzaması tamamen kıkırdak sağlığı ile ilgilidir ve bu konu da kişinin çok dikkatli olması gereklidir. Kıkırdak sağlığını en çok etkileyen nedenler arasında öncelikle vücut ağırlığıdır. Vücut ağırlığının normal yürüme esnasında kalça ve diz eklemi gibi eklemler üzerinde oluşturduğu baskı bir katından fazladır ancak bu baskı merdiven çıkma sırasında üç katına merdiven inme esnasında beş katına çıkmaktadır. Yerde dizleri kıvırarak oturma ve çömelme pozisyonuna gelindiğinde ise bu ağırlık 8 katın üzerine çıkmaktadır. 50 kg ağırlığında bir kişinin yerde oturarak veya çömelerek dizler üzerinde çalışması halinde vücut ağırlığını 8 katı olan 400 kg diz eklemi kıkırdağın üzerine binmektedir. Bu kadar yüksek ağırlık altında kalan kıkırdak sağlıklı olduğu takdirde kendini korumakta ancak yapısal özellikleri bozulmuş bir kıkırdak dokusu böyle bir ağırlığa maalesef ki uzun süre dayanamamakta ve dejeneratif değişikliklerin ortaya çıkması engellenememektedir. Düz koşu esnasında diz ve kalça eklemi üzerine binen aşırı yük yanında aynı zamanda omurga üzerine de binen yük bu eklemler üzerinde belirgin bir bası oluşturmaktadır ancak sağlıklı kıkırdak yapısına sahip olan kişilerde bu durum ciddi bir sorun yaratmamaktadır.” dedi.

Kıkırdak Sağlığı İçin Günlük Aktivite Şart

Kıkırdak dokunun sağlıklı olarak korunabilmesi günlük yaşam aktivitelerinin kontrol altında tutulması yanında hormonal ve metabolik yapımızın sağlıklı olmasıyla da yakından ilişkili olduğunun altını çizen Ekin: “Kıkırdak sağlığını etkileyen önemli özelliklerden birisi de eklemlerin hareketli olarak korunmasıdır. Hareketin azaldığı ve aktivite yönünden normalin çok altına düşüldüğü ofis çalışmaları bu sorun üzerinde belirgin arttırıcı etkiye sahiptir. Ayrıca düztabanlık ve buna benzer ayak, diz ve kalça eklemi şekil bozuklukları da kıkırdak sağlığı üzerinde etkili olan önemli faktörlerdir. Kıkırdak sağlığının korunabilmesi vücut sağlığı ile yakından ilişkili olan ama aynı zamanda kullanım hatalarının da etkili olduğu bir durumdur. Bu konu da beslenme alışkanlıklarının, kullanılan ilaçların ve geçirilmiş travmaların da çok etkili olduğu bilinmektedir.” dedi.

En Sık Diz, Kalça, Ayak Bileklerinde Gözüküyor

Vücudumuzun en büyük eklemleri olan diz, kalça ve ayak bilekleri en sık kıkırdak sorunlarının yaşandığı eklemler olduğunu söyleyen Ekin: “Sıklıkla eklemleri etkileyen hastalıklar artrit ve artroz olarak iki ana grupta toplanabilir. Artrit iltihaplı eklem rahatsızlığı için kullanılan tanımlamadır. Artroz ise iltihabi bir hastalık olmayıp kemiklerin ve eklem yüzeyinin aşınıp yıpranması ve kıkırdak dokunun bozulmasıyla beraber ortaya çıkan durumu tanımlar. Artroz'da eklemlerin kıkırdak yüzeyi ve kemik yapısında ciddi bozulmalar meydana gelmiş ve eklem kıkırdağı düzensiz, esnekliğini kaybetmiş ve ince, kırılgan hale dönüşmüştür. Bu durum ağrı ve hareket kısıtlılığı ile kendini gösterecektir. Ancak beraberinde sorunun ilerlemesiyle ortaya çıkan şişlik ve aşırı ağrılar kişiyi günlük yaşamdan koparan en önemli sorunlar olarak karşımıza çıkar. Aşırı kullanım, fazla kilo ve yapısal özellikler sonucu tetiklenen artroz olarak tanımlanan eklem ağrılarında teşhis ve tedavi çok önemlidir. Bu konuda ilgili branş hekimlerinin yardımı şarttır. Bununla ilgili yapılacak tanısal değerlendirmelerde laboratuvar ve radyolojik incelemeler önemlidir. Ayrıca son yıllarda tanıyı destekleyici özel yöntemler de geliştirilmiştir.” dedi.

Kıkırdak yapının bozulması -artroz- durumunda uygulanacak tedavilerde ana prensipler şunlardır:

  1. Egzersiz: Bilinçli yapılacak egzersizler hastalığın seyrini yavaşlatır. Oluşabilecek hareket kısıtlılıklarının düzelmesinde yardımcı olabilir. Ancak miktarının, yönteminin çok iyi programlanması gerekir. Bu konuda özet olarak şöyle tanımlama yapılmalıdır. Egzersiz - hareket fazla olmalı ancak zorlama olmamalı. Hareket eklemin metabolizmasını düzenler ve beslenmesini sağlayan önemli bir biyolojik uyarandır. Su içinde yapılacak egzersizler suyun kaldırma kuvveti nedeniyle eklemlerin bol hareketini sağlar ancak ekleme aşırı yük binmesi söz konusu olmaz. Fakat belli bir yaştan sonra futbol, basketbol gibi yüksek tempolu spor dallarında eklemlerin yüzeyine olan basınç fazladır ve kıkırdağın daha fazla aşınmasına neden olabilir.
  2. Fizik tedavi: Elektrik ve ultrasonik tedavi yöntemleri metabolizmayı düzenleyici etkiye sahiptir. Kronik dönemde sıcak akut artrozda soğuk uygulamada da ağrıyı azaltacaktır, masajın lokal kan dolaşımını düzenleyici etkisi önemlidir.
  3. Doğru beslenme: Bazı gıdaların eklem sağlığı üzerinde faydalı olduğu yönünde çok önemli sayıda çalışma yayınlanmaktadır. Bu konuyu ayrı bir sayıda detaylı olarak tanımlamak istiyorum. Ancak kısaca belirtmek gerekirse sigara, alkol ve kafein gibi maddelerin kemik ve eklem sağlığı üzerinde tanımlanmış önemli zararları mevcuttur.
  4. İlaç tedavileri: Yangısal reaksiyonu giderici kortizon türevi olmayan ilaçların bu sorunlarda yaygın kullanımı söz konusudur. Ayrıca son yıllarda çok sayıda gıda takviyesi özelliği taşıyan birçok ilaç tanımlanmıştır. Fakat bunların büyük bir çoğunluğunun eklem sağlığı-kıkırdak sağlığı üzerinde çok önemli etkilerinin olmadığı yönünde çok sayıda ulusal ve uluslararası bilimsel dergilerde yayınlanmış araştırmalar mevcuttur.
  5. Ameliyat: Artroskopik eklem debritmanı sık uygulanan yöntemler arasında sayılabilir. İleri dönemde eklem yüzeylerinin değiştirilmesi (eklem protezi) uygulamaları oldukça popülerdir.
Diğer yöntemler ve artoskopik cerrahiden fayda görmeyen hastalarda diz protezi uygulamaları düşünülebilir. Ancak diz protezi uygulamaları 60 yaş üzeri hastalarda planlanmalıdır

Paylaş :

  • ilk yorum yapan siz olun..

  • Yorum Yapın