+90.541 399 50 50
+90.232 399 50 50

Ramazan'da yağlı yemekler ve hamur işlerinden uzak durun

Ramazan ayı yarın başlıyor. Oruç tuttuğumuzda gün içinde tükettiğimiz besinler iki öğüne sıkıştırıldığı için, bu ay da normal günlerde olduğu gibi yeterli ve dengeli beslenmeyi elimizden geldiğince sağlamalıyız. Hastanemiz Dyt. Fatma Baysal Yusuf, “Gün boyu süren açlıktan sonra yağlı yemekler ve hamur işi, tatlı gibi karbonhidrat içeriği yüksek besinlerin tüketimi artmakta, farkında olmadan kilo alımlarına neden olabilmektedir. Aynı zamanda meyve sebze tüketimi de azalmakta vücudun vitamin mineral ihtiyacı da karşılanamayabilmektedir.” dedi.

Dyt. Fatma Baysal Yusuf Ramazan'da beslenme ile ilgili şunları söyledi:

“Bilindiği gibi ramazan dolayısı ile menüler çok daha zengin ve çeşitli hazırlanır. Aç kalındığı için sınırsız yeme düşüncesi belirir. Metabolizma bu süreçte hep kendini korumaya programlanmıştır.

Sahura kalkmak yerine, gece yatmadan önce yerseniz aç kalma süreniz çok uzar bundan dolayı vücut hızı düşer, halsizlik, baş ağrısı, yorgunluk ve dikkatinizde azalma sorunları baş gösterir. Açlığa bağlı olarak iftar öğününde tüketilen miktar artmaktadır. Tüm gün acıkmamak için sahurda yenilen ağır hamurişleri, iftarda kızartmalar, ramazanın vazgeçilmezi şerbetli tatlılar en çok yapılan beslenme hatalarından biridir. Sahur yemeği, için hafif bir kahvaltı tercih edebilirsiniz. Protein içeriği yüksek olan yumurta, peynir, yağsız süt gibi besinler daha uzun süre tokluk sağlar.
Diğer bir beslenme hatası da sahurda sadece su içerek niyetlenip veya gece yatmadan hemen önce yemek yiyerek oruç tutmaktır. Uzun süren bir açlığı, daha da uzatmak, kan şekerinin düşmesiyle ilgili halsizlik belirtileri, kabızlık, mide de yanma ekşime, baş dönmesi, kan şekerinde düşmeler, tatlı isteği ve ağırlık artışı gibi olumsuz etkilere neden olabilmektedir görülmektedir
Orucu açarken , iftarda 1 kase çorbayla açıldıktan sonra en az 15 dk bekleyip et ve sebzeyi birlikte tüketilmelidir. Yavaş küçük lokmalar halinde uzun bir zaman dilimi içerisinde yemeli; iyice çiğneyerek oluşabilecek rahatsızlıkları önlemeliyiz. Uzun bir açlıktan sonra tercih edeceğimiz besinler daha, yavaş sindirilen, mide ve bağırsak sisteminde uzun süre kalabilen ve kana geçiş hızı(glisemik indeks) düşük olan esmer tahıl ürünleri ile sebzeler, kuru baklagiller ve salata gibi besinlerden oluşmalıdır.

Ramazan ayının zengin sofralarının en vazgeçilmezi de tatlı çeşitleridir. Şerbetli hamur tatlıları ve kızartılan tatlılar yerine, sütlaç gibi hafif sütlü tatlılar veya meyve tatlıları tüketebilirsiniz.
Ayrıca oluşan açlık hissi ile beraber hareket azlığı ve isteksizliği görülebilmektedir. Metabolizmanın yavaşlama eğiliminde olduğunu düşünerek, günlük aktivitemizi azaltmaktan kaçınmalıyız, aksi takdirde kilo artışı görülebilir. Ancak, uzun açlığımızın kan şekerimizi düşürdüğünü göz ardı etmemek gerekir, ağır sporlar kan şekerinizin iyice düşmesine neden olabilir, halsizlik, bayılma gibi sorunlar gözlenebilir. İftardan sonra yapılacak yürüyüşler hareketi dengelemde yardımcı olacaktır.
Özetle;
Sahur öğününü mutlaka yapın. Sahurda ağır yemekler yerine hafif bir kahvaltı tercih edin. (günde 2 ana 1 ara öğün beslenme)
Meyve tüketmeyi ihmal etmeyin. Günde en az 2 porsiyon meyveyi çiğ ya da komposto olarak tüketin.
Tatlı tercihleri kalorisi azaltılmış tatlılardan yana kullanılmalı, yağlı ve şerbetli tatlılar yerine hoşaf, komposto veya sütlü tatlılar yenilmelidir.

Besinler çok iyi çiğnenmeli, yavaş yenilmelidir.
İftar öğününe mümkünse 1 kase çorba ile başlayın, 5 - 10 dakika kadar yemeğe ara verin, ardından ana yemeklere geçebilirsiniz.
Yiyeceklerinizi kızartma, kavurma yerine; haşlama, fırında veya ızgara tercih edin. Et yemeklerine ekstra yağ ilave etmeyin.
İftar sofranızdan salatayı eksik etmeyin.
Kabızlık gibi sorunları önlemek için bol lifli gıdaları tüketin. ( kuru baklagiller, tam tahıllı undan yapılmış ekmekler, meyve ve sebzeler)
Yemeklerle beraber çay ve kahve tüketmeyin, çaydaki bazı bileşikler demir emilimini engelleyebilir, çayınızı en az yarım saat sonra içmeniz daha yararlı olacaktır.

İftar ve sahur arasında bol su için, iftar sırasında içmek şişkinliğe neden olabilir.
Eğer sigara kullanıyorsanız, aç karnına iftardan önce asla içmeyin.
İftardan sonra mutlaka yürüyüş yapın.”

Paylaş :

  • ilk yorum yapan siz olun..

  • Yorum Yapın