+90.541 399 50 50
+90.232 399 50 50

Kanserlerden Korunmak İçin Yapılması Gerekenler


Tüm Dünya’da kanserler en önemli ölüm nedeni olarak karşımıza çıkmaktadır. Kanserler, her yıl dünyada 14 milyon yeni vaka ve 8,2 milyon ölümle önemli mortalite ve morbidite nedeni oluşturmaktadır.




Gelecek 20 yılda kanser vaka sayılarında %70’den fazla artış olacağı tahmin edilmektedir.




Kanserlerin %80’i engellenebilir nedenlerle olmaktadır. Kanser oluşmasında genetik özelliğimiz, bireysel davranışlarımız ve çevresel etkenler söz konusudur. Genetik özelliklerimizi değiştirmemiz mümkün değildir ancak sigara içmek, aşırı sedanter yaşamak gibi kendi elimizde olan riskli davranışlarımızı düzeltmek elimizdedir. Kanserlere neden olan bireysel faktörler sigara içmek, aşırı yağlı yiyecekler tüketmek, alkol kullanmak gibi sayılabilir. Çalışma yaşamında maruz kalınan kimyasallar, gıdalarımızla bizlere ulaşan kanserojen potansiyele sahip maddeler de çevresel etkenlerdir. Çevresel etkenlerin düzenlenmesi de olanaklıdır.




Bu yazıda kanserlerden korunmak için yapabileceğimiz bazı uygulamalar anlatılacaktır.














Kanserden korunmak için yapabileceklerimiz:


1. Sigara içmeyin: tüm kanserlerin %20’si akciğer kanserlerinin %90’ının nedeni tütün ve tütün mamulleridir. Kullanılan her türlü tütün ürünü (nargile dahil) kanser riskine neden olmaktadır. Tütün ve tütün ürünleri akciğer, mesane, serviks, böbrek kanserlerine neden olmaktadır. Tütün, maraş otu vb çiğnemek ağız boşluğu ve pankreas kanserine neden olmaktadır. Sigara içmeseniz bile sigara içilen ortamda bulunmanız akciğer kanseri riskinizi oldukça artırmaktadır. Sigara içmemek yada bırakmaya karar vermek kanserlerden korunmak için alacağınız en önemi karardır. Sigara bırakmak istiyorsanız lütfen sigara bırakma polikliniklerinden destek alın. Sigara bırakmak kararlılık, arkadaş/eş/dost desteği gerektirmektedir. Bu desteği çevrenizdekilerden isteyin.




2. Sağlıklı beslenin: Sağlıklı beslenme ile ilgili olarak TV, radyo, gazetelerden sürekli olarak bilgilendirilmektesiniz. Bu bilgilerin bazıları maalesef yanlışlıklar içermektedir. Vücudumuzun her türlü besin öğesine gereksinimi bulunmaktadır. Beslenme iki yönlüdür. Bir yandan kanserden koruyucu öğeler içermesi yanında bir yandan da hatalı beslenme nedeniyle kansere neden olacak bir etken olabilmektedir.




a. Bol sebze ve meyve tüketmek kanserlerden koruyucu etkiye sahiptir. Posalı yiyeceklerin kolon kanserinden koruduğu kanıtlanmıştır. Kükürt bağları içeren bazı yiyeceklerin (sarımsak, soğan, lahana gibi kötü kokulu yiyeceklerin antioksidan özelliği nedeniyle) kanserden koruyucu olduğuna ilişkin araştırmalar bulunmaktadır. Yine E vitamini kaynağı olan badem, fındık yada selenyum kaynağı olan ceviz, çay tüketmekte yarar olduğu bilinmektedir. Ancak her zaman kural aşırı tüketimden kaçınmak olduğu unutulmamalıdır.




b. Yağlı yiyecekleri azaltın. Doymuş yağ asitleri içeren hayvansal yağları daha az tüketin. Bununla birlikte A, E ve D vitaminlerinin kanserden koruyucu etkileri ve bunların da tereyağında olduğunu da unutmamak gerekir.




c. Alkol içmeyin. Alkol kullanılacaksa da bunu sınırlandırın. Alkol kullanımıyla meme, kolon, akciğer ve karaciğer kanseri arasında ilişki saptanmıştır. İçtiğiniz alkol miktarı arttıkça kanser riski artmaktadır.




d. Yediğiniz yiyeceklerin uygun koşullarda üretildiğinden emin olun. Gıdalarımızın içinde kanserojenler olabileceğini unutmayın. Aşırı tuzlu gıdalar kalp damar sistemi hastalıkları yanı sıra mide kanserine neden olabilir. Kötü koşullarda kurutulmuş biber, kaysı kurusu vb. içerdiği aflotoksin nedeniyle karaciğer kanserine neden olabilir. Ayrıca henüz kesinlik kazanmamakla birlikte gıdalarımızda bulunan bazı gıda katkı maddeleri kanserojen olabilir. Gıdalarımızın içinde saklı kalan tarım ilaçları başta sinir sistemimizde hastalık yapması yanı sıra kanserlere de neden olabilir. Gıdalarınızı (özellikle turşu gibi asidik yapıdaki) plastik kaplarda saklamayınız. Yine sıcak içeceklerinizi plastik kaplarda tüketmeyiniz. Yiyeceklerinizin bol çeşitlilikte olmasını sağlayınız ancak herşeyi mevsiminde tüketiniz. Turfanda olanları mümkün olduğunca tercih etmeyiniz.




3. Fiziksel olarak aktif olun: sağlıklı bir beden kitle indeksine sahip olmak yani şişman olmamak sizi başta meme, prostat, akciğer, kolon ve böbrek kanserlerinden korur. Sadece tek başına fizik aktivite meme ve kolon kanserinden koruyucu etkiye sahiptir. En küçük bir fizik egzersiz bile size sağlık getireceğini unutmayın. Haftada 150 dakika tempolu bir yürüyüş, sakin yüzme gibi orta sertlikte bir fizik egzersiz yapmayı ihmal etmeyin. Bunun yanında haftada 75 dk aerobik yapın. Fizik egzersiz 1.kondisyon açma, 2.açma germe, 3.kas güçlendirme ve 4.denge komponentlerinden oluşmalıdır. Fizik egzersiz yanında gün içinde de sürekli aktif olun.




4. Güneşten korunun: Güneş altında uzun uzun güneşlenmekten kaçının. Çocukların güneş altında tutulması sakıncalıdır. Güneş altında çalışıyorsanız tüm vücudunuzu örtecek ince, açık renkli, pamuklu giysiler giyin. Güneş gözlüklerinin Ultra viyole (UV) ışınlarını geçirmediğinden emin olun. Çocuklarınıza UV geçirmeme özelliği olmayan güneş gözlüklerini takmayın.




5. Aşı olun: Dünyada kanser ölümlerinde azalmaya neden olan uygulamalardan biri de aşılardır. Hepatit B virüsü karaciğer hastalığına, siroza ve karaciğer kanserine neden olabilen bir etkendir. Hepatit B virüsüne karşı aşı yapılmaktadır. Ülkemizde bu aşı 2000’li yıllarla birlikte tüm çocuklara yapılmaya başlanmıştır. Ancak eski kuşaklar bu aşıdan mahrum kalmış olabilir. Aşı durumunuzu bilmiyorsanız bile tetkik yaptırmaya gerek olmadan aşı yaptırabilirsiniz.




HPV virüsünün 16 ve 18 tipleri kadınlarda serviks kanserine neden olmaktadır. Cinsel yolla bulaşan bu virüs baş ve boyun bölgesinde squamoz hücreli kansere (deri kanserine) neden olabilmektedir. 26 yaşından önce özellikle kadınların ve erkeklerin aşılanması kanserden koruyucu etkiye sahiptir.




6. Riskli davranışlardan kaçının: Cinsel yolla bulaşan HIV/AIDS, HPV, Hepatit-B virüslleri kanserlere neden olabilmektedir. Kanserden ve üreme sağlığını korunmak için güvenli cinsel ilişkiyi tercih edin.




7. Düzenli sağlık kontrollerine gidin: Meme muayenesi, serviks (rahim ağzı) kanseri için smear alınması, prostat muayenesi, kolon kanseri için gaitada gizli kan muayenesi erken teşhis için çok önemlidir. Erken teşhis edilen kanserler çoğunlukla iyileşebilmektedir. Bu nedenle 18 yaşını doldurmuş her kadın 2 yılda bir mamografi yaptırmalıdır. 50 yaşından sonra her birey gaitada gizli kan baktırarak kolon kanseri taraması yaptırmalıdır. 35 yaşından sonra her kadın en yılda bir rahim ağzı (serviks) kanseri için smear aldırmalıdır. 40 yaşından sonra her erkek hekimler tarafından prostat kanseri açısından muayene edilmelidir. Kanser taramaları konusunda bağlı olduğunuz aile hekimine yada herhangi bir sağlık kuruluşuna gidiniz.




8. Çalışma yaşamında maruz kaldığınız kanserojenlerden haberdar olunuz. Çalışma yaşamında kanserojenlere maruz kalınabilmektedir. Radyasyon (kan kanserine neden olur), UV (cilt kanserine neden olur) gibi fiziksel etkenler yanında Asbest (akciğer zarı kanserine neden olur), arsenik (akciğer kanseri), krom (ağız burun boşluğu kanserine neden olur), benzen (kan kanserine neden olur) gibi kimyasal faktörler ve Hepatit-B, HPV gibi biyolojik risk faktörleri çalışma yaşamında kanserojen etkenlerdir. Çalışma ortamınızda bulunan etkenlerle ilgili bilgi edinin ve korunma yollarını öğrenin.

Paylaş :

Cenk Ahmet Şen

Cenk Ahmet Şen

Radyasyon Onkolojisi Tıp Eğitimi Trakya Üniversitesi Tıp Fakü... Devamı....

Radyasyon Onkolojisi Bölümünü

Yakından Tanıyın Gözat...
  • ilk yorum yapan siz olun..

  • Yorum Yapın