+90.541 399 50 50
+90.232 399 50 50

Beyin Gelişimi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Yaklaşık 1.5 kg olan erişkin insan beyninde 100 milyar kadar nöron adını verdiğimiz sinir hücresi bulunmaktadır. Her bir nöronun diğer nöronlar ile 10.000 civarında bağlantısı olduğunu düşünecek olursak beynimizde trilyonlarca bağlantının olduğunu görürüz. Hastanemiz Nöroloji Kliniği’nden Uzm. Dr. H. Armağan Uysal, beyin gelişimi hakkında önemli bilgiler verdi.

Öğrenmek beynimizle gerçekleşen bir eylem, peki beyin ne zaman oluşmaya başlar?

Anneden gelen ovum dediğimiz yumurta ile babadan gelen spermin birleşmesinden, yani döllenmeden yaklaşık 3 hafta sonra sinir sisteminin ilk oluşumu olan nöral plak meydana gelir. Bu plaktan ise 4. haftanın başlarında beyni oluşturacak yapılar tomurcuk şeklinde ortaya çıkmaya başlar. 5. haftada bu yapılar belirginleşir ve doğuma kadar büyümesini ve çoğalmasını arttırır.

Doğduğumuzda beynimizin durumu nasıldır?

Yaklaşık 1.5 kg olan erişkin insan beyninde 100 milyar kadar nöron adını verdiğimiz sinir hücresi bulunmaktadır. Her bir nöronun diğer nöronlar ile 10.000 civarında bağlantısı olduğunu düşünecek olursak beynimizde trilyonlarca bağlantının olduğunu görürüz. Tıpkı İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük metropollerin sokakları gibi değil mi? İşte doğduğumuzda bu metropol yavaş yavaş inşa olmaya başlar. Beş duyu organımızla aldığımız bütün bilgiler beyindeki sinirler arası bağlantıları arttırır ve 2 yaşına kadar bu işin büyük çoğunluğu biter. Ancak beyin gelişimi halen devam eder. Yani beynimizin çocukluktan sonra gelişmemesi ya da yalnızca %2-3' ünü kullandığımızın söylenmesi toplumca yanlış bildiğimiz bilgilerden. Hayır. Beynimiz sürekli gelişip yenileniyor ve iyi haber
beynimizin %100' ünü kullanıyoruz.

Biz dünyada birlikte yaşadığımız diğer hayvanlardan ya da grubu küçültecek olursak memelilerden farklı varlıklarız. Evet belki onlar bize göre hareket yetisi bakımından daha gelişmiş bir beyin ile doğuyorlar. Ancak biz yoğrulabilir, öğrenmeye aç bir beyin ile dünyaya geliriz. Örneğin bir zebra yavrusu doğduktan hemen sonra rahatça koşabilir iken bizim bırakın koşmayı yürümemiz 1 yılı alır. Bu sadece hareketler için değil içgüdü ve davranışlar için de böyledir. Sineğin gölgeden kaçması, ayının kış uykusuna yatması ya da köpeğin sahibini koruma dürtüsü beyne kazınmış içgüdü ve davranışlara örnektir. Evet biz de soluk alırken, ağlarken, süt emerken ya da anadilimizin ayrıntılarını öğrenirken genetiğimize kazılı bilgilerden faydalanırız. Ancak farklı olarak bizde genler sinirlere genel talimatlar verirler. Karşılaşılan durumlar ile öğrenme becerisi ve bunu geliştirme insan türüne ait bir özelliktir. Zaten bu durum türümüzün gezegen üzerindeki bütün ekosistemlerde hakimiyet kurmasını sağlamış ve güneş sisteminin dışına çıkabilmemize zemin hazırlamıştır.

Yaş aldıkça beyin gelişimi nasıl olur?

10 yaşından sonra beyin gelişimi daha çok kimlik, benlik ve özbilinç kavramları üzerine olur. Beyinde yeni oluşan bağlantılar aynı zamanda dürtü kontrolü üzerine de gelişir ve bu 20 li yaşlara kadar devam eder. Bu dönemde beyin risk almayı sever. Yapılan davranışlara nasıl tepkiler alabileceğini öğrenir. Bir aracı hızlı sürme, yalan söyleme ya da cinsel içerikli mesajlar yazma bu dönemde fazlaca görülür. Sigorta şirketlerinin genç yaştaki sürücülerden daha fazla para talep etmesi ya da hukuki süreçlerdeki 18 yaş kuralının temelleri aslında beyin gelişiminde yatmaktadır. Bu noktada anne ve babalar için de önemli bir mesaj geliyor aslında. Ergenlik çağında nasıl birisi olduğumuz, basitçe bir seçim ya da tavrın değil, yoğun ve kaçınılmaz bir beyin değişim döneminin sonucudur.

Öğrenme ne zaman başlar? Nasıl öğreniriz?

Öğrenme anne karnından başlar. Bebek ilk olarak annenin ses titreşimleri ile karşılaşır. Zaman ilerleyip beş duyusu da oluştuktan sonra tıpkı dışarıya çıktığındaki gibi kendisine gelen her bilgiyi beyne alır ve değerlendirir. Bununla ilgili yapılan bir çalışmada bebeklerin doğumdan itibaren annenin ses tonunda ağladıkları görülmüştür.

Öğrenme süreci beyindeki nöronların elektrik üretmesi ile gerçekleşir. Yani yeni bir şey öğrenmek istediğimizde her nöron sinaps adı verilen sinirler arası bağlantılar ile iletişime geçip büyük oranda enerji üretir. Bunu iki tepe arasındaki vadiden geçmeye çalışan dağcı örneği ile açıklayalım. Tepelerimiz sinir hücrelerimiz yani nöronlarımız olsun. Vadi de sinaps adını verdiğimiz sinirler arası bağlantı yeri. Dağcı bu tepelerden birbirine halatlar yarıdımıyla ilk defa geçerken oldukça zorlanır. Ancak daha sonraki geçişlerde halatı nereye atacağını ya da hangi hareketi yapacağını bildiği için çok da zorlanmaz. İşte öğrenme de böyle bir şeydir. İlk defa karşılaşılan bilgileri öğrenmek zordur ancak aynı bilgi ile sonraki karşılaşmalarımızda o kadar zorlanmayız.

Tabii öğrenmek beynimizin sadece belirli bir bölümünde olmuyor. Bütün beyin bu sürece katılıyor. Bir şehrin örneğin İzmir' in ekonomisi nerde diye bir soralım kendimize. Verecek özel bir yer cevabımız yoktur. Kemeraltındaki çarşıdan Buca' daki bir simit dükkanına, Alsancak' taki taksiden Balçova' da ev yemekleri yapan yerel bir işletmeye kadar heryerdedir. Beyinde de süreç bu şekilde işler.

Yaşlılıkta beyin küçülür mü? Zihinsel egzersizlerle küçülme azaltılabilir mi?

Vücudumuzdaki diğer organların hücrelerinde olduğu gibi beynimizdeki hücrelerin de yaşlanma ve küçülme süreçleri vardır. Bu doğal bir süreç olabileceği gibi bazen patolojik bir hal alıp Alzheimer Hastalığı ya da Parkinson Hastalığı gibi nörodejeneratif hastalıklara yol açabilir. Özellikle yaşlılıkta ortaya çıkan unutkanlıklar ve hareket bozukluklarında mutlaka nöroloji hekimine başvurmak gerekir. Tabii bunu olabildiğince ertelemek kendi elimizde. Doğru beslenir, gerekli egzersizleri yapar, uykumuzu iyi alır ve zihnimizi çalıştıracak aktivitelerde bulunursak, yani beynimizi strese sokmaz isek beyin sağlığımız ve öğrenme yetimiz maksimumda olur.

Paylaş :

  • ilk yorum yapan siz olun..

  • Yorum Yapın